Psikoterapi

Psikanalitik Açıdan DEHB Nedir? Dürtüsellik, Bilinçdışı ve İç Dünya

psikanalitik açıdan dehb nedir

Psikanalitik açıdan DEHB nedir sorusu, dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi yalnızca nörolojik bir farklılık olarak değil, iç dünyanın ve bilinçdışı süreçlerin de bir yansıması olarak ele alan bir sorudur. Psikiyatrik tanı sistemi DEHB’i belirli davranışsal belirtilerle tanımlarken, psikanalitik bakış aynı tablonun altında ne yattığını sormaya çalışır.

Psikanalitik Açıdan DEHB Nedir?

DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu), DSM-5 tanı sisteminde dikkat güçlükleri, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle tanımlanan nörogenişlik tablosudur. Psikanaliz bu tanımı reddetmez ancak bu tanımla yetinmez. Psikanalitik bakış şu soruyu sorar: Bu belirtiler, kişinin iç dünyasında neyi anlatıyor?

Bir çocuk derste sürekli dağılıyorsa ya da bir yetişkin toplantıdan toplantıya koşarken hiçbirini tamamlayamıyorsa, bu yalnızca dopamin düzenlemesiyle mi açıklanabilir? Psikanalitik perspektif, nörobiyolojik gerçekliği inkar etmeden, bu gerçekliğin psikolojik anlam katmanını araştırmaya davet eder.

Psikanaliz, DEHB belirtilerinin “ne olduğunu” değil, belirtilerin kişinin ruhsallığında “ne anlama geldiğini” sorar.

Dürtüsellik

Dürtüsellik, psikanalitik açıdan dürtünün benlik tarafından yeterince tutulamaması ve geciktirilememesi olarak anlaşılır. Freudyen çerçevede bu, id ile ego arasındaki dengenin id lehine bozulduğuna işaret eder. Yani kişi, bir şey istemesi ile o isteğe göre davranması arasındaki boşluğu doldurmakta zorlanır.

Gündelik hayatta bu şu şekilde görünebilir, bir fikir aklınıza gelir ve onu hemen söylemek zorunda hissedersiniz; ya da bir şeye sinirlenir ve tepkinizi süzgeçten geçiremezsiniz. Bunlar, yeterince yapılandırılmamış bir iç dünyanın ya da erken dönemde öğrenilememiş bir bekleme kapasitesinin izini taşıyabilir.

Winnicott’un geçiş nesneleri kavramsallaştırması bu noktada ilginç bir bağlam sunar: Beklemeyi öğrenmek, yeterince güvenli bir bakım ortamında mümkün olur. Güvenli bekleyebilen çocuk, zamanla içselleştirilmiş bir “yetecek” hissiyle büyür. Bu deneyim yetersiz kalmışsa, dürtüler daha acil hissettirmeye devam eder.

Dikkat Dağınıklığı Bir Savunma Olabilir mi?

Dikkat dağınıklığı, bazen kişinin o anda gerçekten orada olmak istemediğinin bilinçdışı bir ifadesi olabilir. Bu oldukça cesur bir önerme olsa da klinik gözlemler bunu destekler. Bir toplantıda sürekli dağılan kişi, o konuyla ilgili çözümsüz bir çatışma taşıyor olabilir.

Psikiyatrik ve Psikanalitik Yaklaşımın Karşılaştırması

Boyut Psikiyatrik / Nörobiyolojik Bakış Psikanalitik Bakış
Temel soru Ne var, nerede? Ne anlama geliyor, neden?
Tanım Davranışsal belirtiler üzerinden tanı Belirtinin öznel anlamı ve tarihçesi
Müdahale İlaç, bilişsel-davranışçı teknikler Bilinçdışı süreçlerin keşfi, terapötik ilişki
Dürtüselliğe bakış Prefrontal korteks düzenleme eksikliği Ego ile id arasındaki dengesizlik
Dikkate bakış Yürütücü işlev güçlüğü Olası savunma, çatışma ya da kaçınma
Yaklaşım Güçlü Yönleri Sınırlılıkları
Psikiyatrik Hızlı semptom yönetimi, ölçülebilir sonuçlar Anlam katmanını atlayabilir
Psikanalitik Derinlik, kişiye özgül anlam, kalıcı değişim potansiyeli Uzun süreç, belirsizliğe tolerans gerektirir

Erken Deneyim ve Bağlanma DEHB ile Nasıl İlişkilidir?

Bağlanma teorisi ve psikanaliz, erken bakım ilişkisinin iç düzenleme kapasitesini doğrudan şekillendirdiğini öne sürer. Güvensiz bağlanma biçimleri, öz-düzenleme güçlükleriyle ilişkilendirilmektedir ve bu güçlükler DEHB belirtileriyle örtüşebilir.

Beklemeyi, ertelemeyi, bir uyarandan ötekine atlamadan bir şeye odaklanmayı öğrenmek, önce o beceriyi dışarıdan sunan bir yetişkinin varlığını gerektirir. Bu yetişkin tutarsız, öngörülemez ya da duygusal olarak ulaşılamaz olduğunda, çocuğun iç dünyası da benzer bir istikrarsızlıkla şekillenebilir.

Düzensiz bir iç dünya, dışarıdan çoğu zaman dikkat sorununa benzer ama aslında güvenli bir bekleme deneyiminin eksikliğidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Psikanalitik olarak DEHB nedir, kısaca açıklar mısınız?

Psikanalitik bakış açısından DEHB, yalnızca nörolojik bir farklılık değil aynı zamanda bilinçdışı çatışmaların, bağlanma deneyimlerinin ve öz-düzenleme kapasitesinin şekillediği psikolojik bir tablodur. Belirtiler, iç dünyanın bir dili olarak ele alınır.

DEHB olan biri psikanalitik terapiden yararlanabilir mi?

Evet. Psikanalitik psikoterapi, DEHB belirtilerinin altında yatan anlam katmanını keşfetmek isteyen yetişkinlere derinlikli bir çalışma alanı sunar. İlaç kullanımıyla birlikte ya da tek başına uygulanabilir; bu karar bireyin durumuna ve tercihine göre şekillenir.

Dürtüsellik ile bilinçdışı süreçler arasında nasıl bir bağ vardır?

Psikanalitik perspektifte dürtüsellik, id ile ego arasındaki dengesizlikle ilişkilidir. Kişi, bir dürtüyü geciktirme ya da süzgeçten geçirme kapasitesini geliştirememişse bu genellikle erken dönem deneyimlerine kadar izlenebilir. Bilinçdışı süreçler, hangi uyaranın ne kadar acil hissettirdiğini doğrudan etkiler.

DEHB tanısı olmadan da bu tür bir çalışma yapılabilir mi?

Evet. Psikanalitik terapi, tanıya göre değil; kişinin kendi deneyimine, iç çatışmalarına ve bilinçdışı süreçlerine göre ilerler. Tanı bir başlangıç noktası olabilir; ancak çalışmanın odağını tek başına belirlemez.

Detaylı bilgi için ulaşabilirsiniz,
Klinik Psikolog Efşan Yalçın


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir